İnsanlık, Kendi Hikâyesini Kaybettiğinde: Nexus, Yapay Zekâ ve Sessiz Failin Yükselişi
Tarih bilimine sadık kalarak insanlığın gelişim seyrine baktığımda, inkâr edilemez bir ilerleme görüyorum. Ateşin denetim altına alınmasından tarıma, yazının icadından sanayi devrimine, oradan dijital çağa uzanan çizgide insanlık; üretme, hesaplama ve kontrol etme kapasitesini sürekli artırdı. Bu yüzden insanlık tarihini çoğu zaman bir ilerleme masalı olarak anlatmayı severiz: Daha çok bilgi, daha gelişmiş teknoloji, daha büyük güç… Ancak tam da bu noktada durup sormak gerekir: Eğer gerçekten ilerliyorsak, neden aynı anda daha kırılgan, daha yönlendirilebilir ve daha savrulmuş hissediyoruz? Belki de sorun, ilerlemenin varlığında değil; ilerlemeyi neyle ölçtüğümüzde yatıyordur. Yuval Noah Harari’nin Nexus kitabı, bu rahatsız edici soruyu merkeze alır ve şu gerçeği fısıldar: Bilgi bizi zorunlu olarak bilgeleştirmedi. Aksine, bilgi çoğu zaman hakikati derinleştirmekten çok, insanları ortak anlatılar etrafında birbirine bağlayan bir yapıştırıcı işlevi gördü. Gücümüz ar...