Kayıtlar

DİYALEKTİK FELSEFİ DENEMELER etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İnsanlık, Kendi Hikâyesini Kaybettiğinde: Nexus, Yapay Zekâ ve Sessiz Failin Yükselişi

Resim
      Tarih bilimine sadık kalarak insanlığın gelişim seyrine baktığımda, inkâr edilemez bir ilerleme görüyorum. Ateşin denetim altına alınmasından tarıma, yazının icadından sanayi devrimine, oradan dijital çağa uzanan çizgide insanlık; üretme, hesaplama ve kontrol etme kapasitesini sürekli artırdı. Bu yüzden insanlık tarihini çoğu zaman bir ilerleme masalı olarak anlatmayı severiz: Daha çok bilgi, daha gelişmiş teknoloji, daha büyük güç… Ancak tam da bu noktada durup sormak gerekir: Eğer gerçekten ilerliyorsak, neden aynı anda daha kırılgan, daha yönlendirilebilir ve daha savrulmuş hissediyoruz? Belki de sorun, ilerlemenin varlığında değil; ilerlemeyi neyle ölçtüğümüzde yatıyordur. Yuval Noah Harari’nin Nexus kitabı, bu rahatsız edici soruyu merkeze alır ve şu gerçeği fısıldar: Bilgi bizi zorunlu olarak bilgeleştirmedi. Aksine, bilgi çoğu zaman hakikati derinleştirmekten çok, insanları ortak anlatılar etrafında birbirine bağlayan bir yapıştırıcı işlevi gördü. Gücümüz ar...

Yapay Zekâ Çağında Felsefi Sorgunun Zorunluluğu..!

Resim
  1. Yeni Bir Eşik: Teknoloji İlerliyor, Anlam Geri mi Çekiliyor?    Akıl yürütmenin derin koridorlarında dolaşan o eski(!) merak şimdi bilgisayarların konuşmaya başlamasıyla birden tekrar uyanıyor ve yepyeni kapılar açmaya devam ediyor.  Eskiden yalnızca filozofların ve bilim insanlarının zihninde kıvılcımlar saçan bu merak; bugün dijital sistemlerin kendi başına yazması, cevap üretmesi ve tartışmasıyla bambaşka bir ölçeğe taşınmıştır. İnsanlığın yüzyıllardır süren “anlama” çabası, bir anda beklenmedik bir ayna bulmuştur. Bunun adı elbette " yapay zekâdır.   Bu nedenle yaşadığımız dönüşüm yalnızca mühendislik ya da kodlama ile açıklanamaz. Bu i nsanın kendisini, hakikati, bilinci ve özgürlüğü nasıl kavradığına dokunan derin bir felsefi kırılmadır. Teknoloji “nasıl yapılır?” sorusunu ustalıkla çözer; ama “neden yapılmalıdır?” sorusu ise hâlâ insanda, yani felsefede saklıdır. 2. Makine Anlıyor mu? Zekâ ve Bilinç Arasındaki Büyük Uçurum    Yapay zekâ s...

Bilinçsiz Zekâ: Yapay Zekânın Qualia Çıkmazı

Resim
Makinenin İçinde Kimse Var mı?       ChatGPT, Claude, Gemini veya başka bir yapay zekâya hiç “Acı hissediyor musun?” ya da “Beni seviyor musun?” diye sordunuz mu? Eğer sorduysanız, aldığınız yanıt muhtemelen şöyle olmuştur: “Ben bir yapay zekâ dil modeliyim. Duygularım, inançlarım veya kişisel deneyimlerim yok. Acı veya sevgi gibi hisleri biyolojik varlıkların deneyimlediği şekilde yaşayamam.” Bu yanıt teknik olarak doğrudur. Fakat felsefî açıdan eksik bir şey vardır: Biz aslında o anda, “içeride birinin olup olmadığını” merak ederiz. Bazen bu modellerin verdiği cevaplar o kadar karmaşık ve duygusal görünebilir ki, onları dinlerken insan “ya hissediyorsa” diye düşünmeden edemez.  İşte tam bu noktada y apay  zekanın  duyguları  deneyimlemediğini  bilmemize rağmen, onları o kadar ustaca   taklit edebilmesi  ve bu taklidin bizde bir şüphe ve rahatsızlık uyandırması durumu olan   “ duygusal tekinsiz vadi ” başlar. Hissetmediğini...

TÖZ OLARAK SORUMLULUK İNSANLIK ÖZÜNÜN GERİ ÇAĞRISI

Resim
   Sorumluluk nedir? Bireyin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenebilme durumudur, sorumluluk. Bu tanım, sorumluluğun gündelik anlamını karşılasa da, felsefi derinliğini tam olarak yakalayamaz. Aristoteles'in "Nikomakhos'a Etik" eserinde belirttiği gibi, sorumluluk özgürlükle ilişkilidir; eylemlerimizin faili olarak onların sonuçlarını kabul etmek, özgür bir varlık olmanın gereğidir. Günümüzde sorumluluk çeşidi bir hayli fazladır; aileyle ilgili sorumluluk, işle ilgili sorumluluk... Dediğim gibi birçok sorumluluk vardır insanoğlunun hayatında. Bu çeşitlilik, modern toplumun karmaşıklığının bir yansımasıdır.  Max Weber'in "değer alanlarının farklılaşması" olarak adlandırdığı süreçte, yaşamın farklı alanları (ekonomik, politik, estetik, dini) birbirinden ayrılmış ve her biri kendi sorumluluk biçimini doğurmuştur. Bir de bunların temelini oluşturan fakat insanoğlunun hırs ve güç kölesi olduğu i...

ASKERİ VAROLUŞUN FENOMENOLOJİSİ GÜÇ, DİSİPLİN VE KOLEKTİF İRADENİN DİYALEKTİĞİ

Resim
    İnsanoğlu ilkel dönemlerinden günümüze kadar devamlı olarak doğayı denetimi altına almaya çalışmıştır. Bu varoluşsal mücadelede, "güç" ve "iktidar" kavramları tarihsel bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Hobbes'un "insan insan kurdudur" (homo homini lupus) düşüncesinde yankı bulduğu üzere, toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği için güvenliğin ve korunmanın sağlanması gerekmiştir. Bu ihtiyaç, kolektif bir savunma mekanizması olarak "asker" ve "askerlik" kurumlarının meşrulaşmasına zemin hazırlamıştır.  Askerliğin tarihsel gelişimi, bilim ve teknolojinin ilerleyişiyle doğru orantılı bir seyir izlemiş; özellikle silah teknolojilerinde kendini gösteren bu ilerleme, askeri yapıların da sürekli bir dönüşüm içinde olmasını zorunlu kılmıştır. Bu noktada, Foucault'nun "bilgi-iktidar" ilişkisi bağlamında değerlendirilebilecek bir durum söz konusudur: Askeri teknolojideki bilgi birikimi, iktidar yapılarını şekille...

Yapay Zekâ ve Rüya: Kara Kutuların Diyalektiği

Resim
Bazen düşünüyorum... İnsanın gece gözlerini kapattığında içine düştüğü o tuhaf rüya âlemiyle, bir yapay zekâ modelinin milyonlarca veri içinde yolunu bulmaya çalışması arasındaki benzerlik ve fark nedir? İlk bakışta bambaşka görünüyorlar, değil mi? Ama derinlere indiğinizde, ikisinin de aslında bilinmeyenin sessiz topraklarında yürüdüğünü fark ediyorsunuz. 1. Beyinler ve Devreler: İki Farklı Kara Kutu Yapay zekâ dünyasında derin öğrenme dediğimiz şey var ya, işte o da bir bakıma bilinmezlikler üzerine kurulu. Başlangıçta rastgele gibi görünen parametreler arasında, algoritma kendi kendine bir düzen kuruyor. Verilerin içinde kayboluyor, milyonlarca deneme yapıyor, sonunda bir noktada anlamlı sonuçlar vermeye başlıyor. Fakat soruyoruz: "Bu sonuçlara nasıl ulaştın?"  Cevap yok. Çünkü derin öğrenmenin iç yapısı hâlâ büyük ölçüde bir kara kutu . İçeride neler oluyor, hangi katmanlar hangi örüntüyü nasıl inşa ediyor, tam anlamıyla bilmiyoruz. Katmanlar birbirine öyle bağımlı ve...