Yapay Zekânın Serüveni: Antik Hayallerden Günümüzün Akıllı Sistemlerine Tarihsel ve Felsefi Bir Yolculuk
1. Giriş: "Düşünen Makine" Fikrinin Kökleri Bugün cebimizde taşıdığımız akıllı telefonların, sorularımıza saniyeler içinde akıcı yanıtlar veren büyük dil modellerinin ya da otonom araçların gölgesinde, yapay zekâyı sıklıkla 21. yüzyılın dijital ekranlarına sıkıştırılmış modern bir teknolojik mucize olarak görme eğilimindeyiz. Oysa durup düşünelim: İnsanın kendi zihnine benzer bir varlık tasarlama, kendi gibi düşünen ve karar verebilen makineler yaratma tutkusu gerçekten yalnızca birkaç on yıllık bir donanım hikâyesi midir? Yapay zekâ tarihçisi Pamela McCorduck’ın (2004) isabetli tespitiyle yapay zekâ, yalnızca 20. yüzyılın ikincil yarısında ansızın ortaya çıkmış bir teknolojik sıçrama değildir; insanın binlerce yıldır taşıdığı "insanı yapay yollarla yeniden yaratma" hayalinin çağdaş ve somut bir uzantısıdır. Bu büyük serüven, Antik Çağ’ın mitolojik anlatılarından Orta Çağ’ın karmaşık su saatlerine, Rönesans’ın mekanik otomatlarından 20. yüzyılın soyut matematiksel...